Türkiye ‘ deki tüm Forex işlemleri ve Forex firmaları yeni kanunla artık sıkı denetim altına alınıyor

Torba yasanın 105’inci maddesinde Sermaye Piyasası Kanunu’nun 9 maddesinde değişiklik öngörülüyor. SPK merkezinin taşınması, SPK çalışanlarının soruşturulması, Merkezi Kayıt Kuruluşu’na ilişkin bazı hususlar ile birlikte SPK’nın borsalar, Takasbank ve Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun gelirlerinin % 10’unu bütçesine alması gibi hükümler kanun değişikliklerinin önemli maddelerini oluşturuyor.

Ancak kanun değişiklikleri içinde bir madde var ki, piyasaları ilgilendiriyor. Sermaye Piyasası Kanunu’nun 30’uncu maddesi sermaye piyasası faaliyetlerini düzenler. Maddede 7 bent olarak sayılan sermaye piyasası faaliyetlerine Torba Yasa ile bir ilave daha yapılıyor. Kanunun 30’uncu maddesine (g) bendi ile eklenen hükme göre, “döviz, mal, kıymetli maden veya kurulca belirlenecek diğer varlıkların kaldıraçlı alım satımı,” da sermaye piyasası faaliyeti olarak kabul ediliyor. Piyasada yaygın isimle forex, fx işlemleri diye bilinen kaldıraçlı işlemlerin sermaye piyasası faaliyeti olup olmadığı teorik olarak halen tartışılıyor. Spot döviz işleminden farkı olmadığını savunanlar olduğu gibi, vadeli işlemlerin (türev) bir çeşidi olduğunu söyleyenler de var. Ama devlet bu kaldıraçlı işlemlerin kimin tarafından denetleneceğine bir türlü karar veremeyince, ihale SPK’nın üzerine kalmış görünüyor.

Kaldıraçlı işlemler adından da anlaşılacağı üzere, konulan sermayenin çok üzerinde risk taşıyan işlemler. Şüphesiz risk olduğu oranda kazanç potansiyeli de taşıyor. Bu anlamıyla, yatırımcıların ilgisini çekebilecek türde yatırım seçeneği. Vadeli işlemlere bu haliyle benzetilebilir. Kanun değişikliği gerçekleştikten sonra SPK’nın tebliğle bu işlemlerin yapılma esaslarını belirlemesi gerekiyor. Bir sermaye piyasası faaliyeti olması ve aracılığın bir türü olması nedeniyle kaldıraçlı işlemlerin sadece aracı kurum ve bankalar tarafından yapılabileceği anlaşılıyor. Muhtemelen aracı kurumların tamamına da bu yetkinin verilmesi söz konusu olmayacak. Alım satım aracılığı ile türev araçlar aracılığı yetki belgelerine sahip aracı kurumlara yetki verilecek gibi görünüyor. Bu yetki belgelerinin de olması yetmeyecek ve muhtemelen sıkı sermaye yeterliği şartları da istenecektir.

Piyasada şu anda bu kaldıraçlı işlemleri yapan çok sayıda kuruluş, şirket, şahıs olduğu biliniyor. Bu işlemler şu anda herhangi bir düzenlemeye tabi olmadığı için isteyen ve müşteri bulabilen herkes bu faaliyette bulunabiliyor. Hatta televizyonlarda dahi yoğun bir şekilde reklamlarını görmek de mümkün. Ancak torba yasa kanunlaştığı zaman, bu faaliyetleri SPK onayı olmadan yapmak imkânsız hale gelecektir. İzinsiz sermaye piyasası faaliyetinde bulunmak mümkün olmadığı için aracı kurum ve banka dışında bu işi yapan tüm kurumların kapatılması gündeme gelecektir. İzinsiz faaliyetine devam etmek isteyen ve devam eden olursa, bunların faaliyetleri de Sermaye Piyasası Kanunu’nun 47/A-4 maddesi kapsamında suç kapsamına girecek. Bu suçun cezası da öyle böyle değil. 2-5 yıl hapis cezası yanında, ağır para cezası da var.

Bir Cevap Yazın

Powered by Calculate Your BMI
%d blogcu bunu beğendi: